Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nda en sık uygulama alanı bulan suç tiplerinden biridir. Uygulamada birçok kişi bu suçu yaralama suçu, basit yaralama, adam yaralama cezası veya silahla kasten yaralama gibi ifadelerle aratsa da, hukuki değerlendirme bakımından her olay aynı kapsamda ele alınmaz. Çünkü bir fiilin kasten yaralama suçu sayılıp sayılmayacağı, kasten yaralama cezasının ne olacağı, olayın TCK 86, TCK 86/3 veya neticesine göre daha ağır hükümlere mi gireceği; yaralanmanın niteliğine, kullanılan araca, mağdurun durumuna ve failin kastına göre değişiklik göstermektedir. Bu nedenle özellikle “kasten yaralama cezası kaç yıl”, “silahla kasten yaralama cezası”, “nitelikli kasten yaralama” ve “kasten öldürmeye teşebbüs” ayrımı uygulamada büyük önem taşır.

Özellikle günlük hayatta kavga, darp, aile içi şiddet, komşuluk uyuşmazlığı, iş yeri tartışması veya ani gelişen çatışmalar sonrasında açılan soruşturma ve davalarda, olayın hukuki niteliğinin doğru saptanması belirleyici olur. Zira ilk bakışta basit yaralama gibi görünen bir olay, bazı durumlarda nitelikli kasten yaralama veya hatta kasten adam öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilebilir. Aynı şekilde, kasten yaralamada şikayet, uzlaşma, zamanaşımı ve adli raporun içeriği de dosyanın seyrini doğrudan etkiler. Bu yazımızda kasten yaralama nedir, kasten yaralama suçunun cezası nedir, silahla kasten yaralama, TCK 86, TCK 86/3, şikayet, uzlaşma ve zamanaşımı başlıkları uygulamadaki önemleriyle birlikte ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Kasten yaralama suçu nedir

Bir kişinin başkasının vücuduna acı vermesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına bilerek ve isteyerek neden olması hâlinde kasten yaralama suçu oluşur. Suçun temel düzenlemesi TCK 86/1’dedir. 

Uygulamada kasten yaralama suçu, çoğu dosyada adli raporun belirlediği ölçütlere göre iki ana eksende tartışılır. İlk olarak, yaralanmanın “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” (BTM) olup olmadığı; ikincisi ise olayda nitelikli hâl (örneğin silah kullanılması, kamu görevi nedeniyle işlenmesi) bulunup bulunmadığıdır. BTM değerlendirmesi, hekimler arasında farklılık doğurabileceği için standardizasyon amacıyla kılavuzlar ve listeler hazırlanmıştır; bu nedenle adli raporun içeriği “yaralama suçu” dosyalarının merkezindedir. 

“Kasten yaralama suçu” ile taksirle yaralama birbirine karıştırılmamalıdır. Taksirle yaralama TCK 89’da düzenlenir ve kanun koyucu 24/12/2025 tarihli değişiklikle temel ceza aralığını artırmıştır; bu güncel düzenleme, olayın kasıt mı taksir mi olduğu tartışmalarında ceza sonuçlarını doğrudan etkiler. 

Son olarak, kasten yaralama ile kasten öldürmeye teşebbüs (ya da halk arasında “kasten adam öldürmeye teşebbüs”) arasındaki ayrım da önemlidir. Çünkü aynı fiil, dış görünüşü itibarıyla yaralama gibi görünse bile, failin kastı “öldürmeye yönelik” kabul edilirse nitelendirme tamamen değişir. Bu ayrımda; fail–mağdur arasındaki husumet, kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı/şiddeti ve eylem sonrası davranış gibi emareler birlikte değerlendirilir. 

Kasten yaralama suçunun cezası nedir

“Kasten yaralama cezası” denildiğinde ilk bakılan hüküm TCK 86’dır. 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle (7550 sayılı Kanun) TCK 86/1 için alt sınır yükseltilmiş ve temel ceza aralığı 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis olarak güncellenmiştir.

Basit yaralama (uygulamada çoğu zaman BTM’lik yaralama anlamında kullanılır) ise TCK 86/2 kapsamında değerlendirilir. Buna göre yaralanmanın etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif ise ceza: 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezasıdır. Ayrıca suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde verilecek cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz.

Burada önemli bir pratik nokta şudur: Cezanın belirlenmesi sadece maddede yazan aralıkla sınırlı değildir; olayın nitelendirilmesi (TCK 86/1 mi 86/2 mi, TCK 86/3 var mı, TCK 87 var mı?) adli rapor ve delillerle şekillenir. Özellikle “BTM ile giderilebilir” değerlendirmesi; kemik kırığı/çıkığı, iç organ yaralanması, büyük damar-sinir hasarı gibi bulgular varsa çoğu durumda “BTM ile giderilebilir” kabul edilmez ve dosya daha ağır fıkralara taşınır. 

Kasten yaralama suçunun nitelikli halleri nelerdir

Nitelikli kasten yaralama ifadesi, uygulamada iki büyük alanı kapsar: Birincisi TCK 86/3’te sayılan (cezayı artıran) nitelikli hâller; ikincisi ise yaralanma neticesinin ağırlaşması hâlinde gündeme gelen TCK 87 (neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama) hükümleridir.

TCK 86/3 kapsamında nitelikli haller

TCK 86/3, yaralama suçunun belirli koşullarda daha ağır cezalandırılmasını öngörür. Bu hâllerin ortak sonucu şudur: şikâyet aranmaksızın soruşturma/kovuşturma yürür ve kural olarak ceza yarı oranında artırılır; ancak canavarca hisle işlenmesi hâlinde artırma bir kattır.

Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi

Aile içi bağlar ve yakın hısımlık ilişkisi sebebiyle mağdurun korunma ihtiyacı arttığından, kanun bu durumu nitelikli hâl saymıştır. Bu nedenle, “basit yaralama” (BTM) gibi görünse dahi, bu hüküm kapsamında kalıyorsa dosya şikâyete bağlı olmaktan çıkar ve ceza artar.

Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı İşlenmesi

Bu hüküm; yaşlılık, çocukluk, engellilik, kalıcı nörolojik defisit gibi nedenlerle kişinin kendini savunamayacağı hâlleri kapsamaktadır. Adli uygulamada bu durumun tespiti çoğu zaman tıbbi değerlendirme ile yapılır; kılavuzlarda kendini savunamama hâline örnek olabilecek durumlar açıklanır ve bazı hâllerde psikiyatrik değerlendirme önerilir.

Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle İşlenmesi

Burada belirleyici unsur “kamu görevi nedeniyle” bağlantısıdır. Mağdurun kamu görevlisi olup olmadığı ve eylemin görevle bağlantısı, olayın nitelendirmesinde kritik olur. Kamu görevlisi kavramı ise ceza kanunu tanımlarında yer alır ve kamu faaliyetinin yürütülmesine katılan kişileri kapsayacak şekilde geniş düzenlenmiştir.

Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle İşlenmesi

Bu hâlde fail bizzat kamu görevlisidir. Kamu görevinin sağladığı nüfuzun (otorite/etki alanının) kötüye kullanılarak yaralama fiilinin işlenmesidir. Kanun, zor kullanma yetkisi bulunmasa bile nüfuzun kötüye kullanılmasını nitelikli hâl saymıştır.

Silahla kasten yaralama

Silahla kasten yaralama pratikte en sık gündeme gelen nitelikli hâllerdendir. Buradaki “silah” kavramı sadece tabanca-tüfek-bıçak ile sınırlı değildir. TCK 6 silahı; ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, kesici-delici-bereleyici aletler, fiilen saldırı/savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler ve bazı tehlikeli maddeleri kapsayacak şekilde tanımlar. Bu geniş tanım nedeniyle, olayın koşullarına göre farklı nesneler de “silah” kabul edilebilir ve bu durum nitelikli kasten yaralama sonucunu doğurabilir. 

Silahla kasten yaralama bakımından ikinci kritik nokta şudur: Yaralanma BTM ile giderilebilir seviyede olsa bile “silah” unsuru varsa TCK 86/3 devreye girer; yani dosya çoğu durumda şikâyete bağlı olmaktan çıkar ve uzlaşma bakımından da ayrı değerlendirme gerekir. Bu husus ileride detaylarıyla açıklanacaktır.

Canavarca hisle İşlenmesi

TCK 86/3’te ayrıca canavarca hisle işlenme hâli düzenlenmiş ve bu hüküm bakımından ceza artırımı bir kat olarak öngörülmüştür. Bu nitelendirme, çoğu zaman olayın işleniş biçimi, saldırının yoğunluğu ve failin davranışlarının bütününden çıkarılan bir değerlendirmedir. 

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87)

Kasten yaralama fiili bazı durumlarda mağdur üzerinde daha ağır, kalıcı veya hayati sonuçlar doğurur. İşte bu durumda TCK 87 devreye girer ve “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” hükümleri uygulanır. Kanun, neticenin ağırlığına göre cezayı bir-iki kat artırabilir veya belirli durumlarda ayrıca alt sınır öngörebilir. 

TCK 87/1 kapsamında; duyunun/organın işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum veya gebelikte erken doğum gibi neticeler söz konusuysa, TCK 86’ya göre belirlenen ceza bir kat artırılır ve ayrıca alt sınırlar düzenlenir. Ayrıca 04.06.2025 değişikliğiyle bu alt sınırlar yükseltilmiştir.

TCK 87/2 daha da ağır neticeleri kapsar: iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık veya bitkisel hayat, organ/duyu işlevinin yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği veya gebelikte düşük gibi. Bu hâllerde ceza iki kat artırılır ve alt sınırlar yine 04.06.2025 itibarıyla artırılmıştır. 

TCK 87/3: Kasten yaralamanın kemik kırığı veya çıkık oluşturması hâlinde, ceza “kırık/çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine” göre yarısına kadar artırılır. Bu artırımın uygulanabilmesi için kırık/çıkığın tıbbi olarak değerlendirilmesi gerekir; adli tıp kılavuzları bu konuda hesaplama ve değerlendirme mantığını ayrıca açıklar. 

TCK 87/4: Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelirse, kanun doğrudan daha ağır bir ceza öngörür. Güncel düzenlemeye göre ölüm neticesi gerçekleşirse; TCK 86/1 kapsamındaki hâllerde 10–14 yıl, TCK 86/3 kapsamındaki hâllerde ise 14–18 yıl hapis cezası gündeme gelir. 

Kasten yaralama İle kasten öldürmeye teşebbüs Suçlarının farkı

Bazı olaylarda, mağdurun beyin ölümü gerçekleşmediği için dosya yaralama suçu gibi görünse de, failin kastı öldürmeye yönelik kabul edilirse nitelendirme kasten öldürmeye teşebbüs olabilir. Yargısal değerlendirmelerde, kastın tespitinde tek bir kriter değil; silahın elverişliliği, hedef alınan bölgeler, darbe sayısı/şiddeti, olayın öncesi-sonrası gibi emarelerin birlikte ele alınması gerektiği vurgulanır. 

Bu ayrımın ceza hukuku bakımında sonuçları oldukça ağırdır. Örneğin kasten öldürme (TCK 81) müebbet hapis cezasını gerektiren bir suç olduğundan, teşebbüs hâlinde TCK 35 uygulanır ve 04.06.2025 tarihli değişiklik sonrası teşebbüste ceza 10–18 yıl aralığında belirlenir. Bu nedenle, “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “öldürmeye teşebbüs cezası” başlıkları, kasten yaralama dosyalarında da sıkça gündeme gelir. Bu iki farklı suç tipinin ayrımını iyi yapmak, Yargıtay’ın güncel görüşlerini takip etmek ve savunma kurgusunu bu verilerle işlemek, dosyanın seyrinin doğrudan değiştirebilecek hamlelerdir.

Kasten yaralama suçunda şikayet

Kasten yaralamada şikayet bakımından en kritik ayrım şudur: Her kasten yaralama şikâyete bağlı değildir. Kanun metninde açıkça “mağdurun şikâyeti üzerine” denilen hâl güncel düzenlemede TCK 86/2’dir, bu da BTM ile giderilebilir ölçüde hafif yaralanmadır. Bu hâlde şikâyet yoksa soruşturma/kovuşturma yapılamaz olur.

Buna karşılık TCK 86/1 (BTM ile giderilemeyen kasten yaralama) ve TCK 86/3 (nitelikli kasten yaralama) bakımından kanun “şikâyet aranmaksızın” rejimini kabul etmiştir. Dolayısıyla mağdur “şikâyetçi değilim” dese bile, silahla kasten yaralama gibi nitelikli bir hâl varsa ceza yargılaması devam eder.

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi, genel olarak TCK 73’te düzenlenmiştir. TCK 73/1’e göre şikâyet hakkı için altı aylık süre öngörülür; bu süre, kural olarak mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu süre “hak düşürücü” niteliktedir; süresinde kullanılmayan şikâyet hakkı kaybedilir. Dolayısıyla takibi şikayete bağlı olan suçlarda şikayet zamanaşımının geçip geçmediği ayrıca kontrol edilmelidir.

Kasten yaralama suçunda zamanaşımı

“Kasten yaralama suçunda zamanaşımı” denildiğinde iki farklı süre rejimi birlikte düşünülmelidir. İlk olarak suçun şikâyete bağlı hâlleri için şikâyet süresi (TCK 73); ikincil olarak devletin cezalandırma yetkisinin süreyle sınırlandığı dava zamanaşımı (TCK 66). 

Şikâyet süresi yönünden TCK 86/2 gibi şikâyete bağlı kasten yaralama hâllerinde şikâyet, TCK 73’te öngörülen 6 aylık süre içinde yapılmalıdır. Bununla birlikte şikâyet hakkı her hâlükârda dava zamanaşımı süresi içinde kullanılmalıdır.

Dava zamanaşımı bakımından ise TCK 66/1, süreleri suçun kanuni cezasının üst sınırına göre sınıflandırmaktadır. Örneğin üst sınırı 5 yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda dava zamanaşımı 8 yıldır (TCK 66/1-e). Bu nedenle kasten yaralama suçunun temel hâli olan TCK 86/1 (üst sınırı 3 yıl) bakımından dava zamanaşımı rejimi çoğu durumda 8 yıl bandında değerlendirilir. 

Buna karşılık bazı ağırlaşmış hâller, özellikle TCK 87 kapsamında cezanın artırılmasıyla üst sınırın 5 yılın üzerine çıktığı durumlarda, zamanaşımı hesabı farklılaşabilir. Çünkü 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı 15 yıldır (TCK 66/1-d). Bu sebeple “nitelikli kasten yaralama” veya “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” dosyalarında zamanaşımı hesabı yapılırken, somut olayın hangi fıkralara girdiği ve nitelikli hâllerin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. 

Kasten yaralama suçunda uzlaşma

Kasten yaralama suçunda uzlaşma konusu, çoğu zaman “şikâyet varsa uzlaşma olur” şeklinde yanlış bir genellemeyle ele alınır. Oysa uzlaştırma kapsamı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde hem şikâyete bağlı suçlar hem de ayrıca sayılan bazı suçlar bakımından açıkça düzenlenmiştir. 

Güncel metne göre uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçlar arasında şunlar yer alır:
Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88) ve taksirle yaralama (madde 89). Bu düzenleme, uygulamada şu anlama gelir:

  • TCK 86/1 ve TCK 86/2 bakımından (yani TCK 86/3 hariç olmak üzere) uzlaştırma yapılabilir.
  • Buna karşılık TCK 86/3 kapsamındaki “nitelikli kasten yaralama” (örneğin silahla kasten yaralama, kamu görevi nedeniyle yaralama) uzlaştırma kapsamında değildir. 

Uzlaştırma süreci usulen önemli sonuçlar doğurur. CMK 253’te uzlaştırma teklifinin yapılması, teklifin nasıl kabul veya reddedileceği ve sürecin uzlaştırma bürosu üzerinden yürütülmesi ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Örneğin teklife belirli sürede cevap verilmezse reddedilmiş sayılacağı, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderileceği gibi usul hükümleri sırasıyla düzenlenmiştir. 

Önemle belirtmek gerekir ki kanun, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, uzlaştırma kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağını da açıkça düzenler. Bu nedenle olayda birden fazla suç varsa uzlaştırma konusu dosyanın bütünü ele alınarak değerlendirilmelidir.

Değerlendirme ve sonuç

Kasten yaralama suçu dosyalarında doğru nitelendirme, çoğu zaman üç ana eksende yapılır: Yaralanmanın ağırlığı (BTM mi değil mi), nitelikli hâl bulunup bulunmadığı (özellikle TCK 86/3, silahla kasten yaralama), neticesi sebebiyle ağırlaşma olup olmadığı (TCK 87). Bu üç eksen; kasten yaralama cezası, basit yaralama cezası, silahla kasten yaralama cezası gibi soruların neden tek bir cevapla açıklanamadığını göstermektedir. 

Öte yandan bazı olaylarda tartışma yaralama suçundan çıkıp kasten öldürmeye teşebbüs alanına kayabilir. Bu noktada, delillerin doğru toplanması, adli raporların doğru yorumlanması ve Yargıtay’ın kast değerlendirmesinde dikkate aldığı emarelerin somut olaya uygulanması hayati önem taşır.

Somut olayınıza uygun stratejinin belirlenmesi; şikâyet/şikâyetten vazgeçme, uzlaştırma süreci, zamanaşımı hesabı, adli raporların değerlendirilmesi ve “TCK 86 – TCK 86/3 – TCK 87” hattında doğru nitelendirme için profesyonel hukuki destek gerekir. Bu kapsamda Bektaş Hukuk Bürosu, Ceza Hukuku Avukatı Av. Bahadır Bektaş ve alanında uzman ekibi ile; Ankara’da kasten yaralama suçu, kasten öldürmeye teşebbüs suçu ve nitelikli kasten yaralama süreçlerinde dosyanın tüm delilleriyle değerlendirilmesine yönelik hukuki hizmet sunmaktadır. Daha fazla bilgi için ofisimizle iletişime geçin.

Diğer İçerikler